CHP lideri Deniz Baykal’a 2006 yılında Kaleiçi Rotary Kulübü tarafından Toplum Hizmetleri Ödülü verildi. 9 Şubat 2006’da yapılan ödül törenine Göksel Kumsal tarafından hazırlanan Deniz Baykal belgeseli damga vurdu. Kumsal’ın özel arşivinden edindiğimiz belgeselin ilk bölümünü yayınlıyoruz. Devamı yarın…
Tarih 20 Temmuz 1938… Yer Antalya… Kemiklik semti… Kemiklik semtinde iki katlı bir ev… Evin sahibi ise Tekel memuru Hilmi Bey ile ev hanımı Feride Hanım… Eve o akşam yeni bir konuk gelmiştir… Hilmi Bey ile Feride Hanım’ın bir erkek evlatları olmuştur… Baba Hilmi, “Oğlumun adı Deniz’dir” diyecek ve Deniz’in yaşam kariyeri ile ilgili yol haritasını daha o an beyninde şekillendirmeye başlayacaktır…
Kurtuluş Savaşı’nda cephe cephe savaşmış, rütbe rütbe yükselmiş Baba Hilmi, oğlu Deniz’i tam bir Kuvayi Milliye ruhu ile yetiştirmek isteyecektir… Küçük Deniz’in çocukluk masalları Kurtuluş Savaşı’nın kahramanlık öyküleri olur.
Baba Hilmi’nin dilinden dökülen Kurtuluş Savaşı öyküleri her yıl Ağustos ayında başlıyor ve 9 Eylül’de düşmanın denize dökülmesi ile son buluyordu. Bu gerçek öyküler, masal tadında küçük Deniz’in dimağına yerleşiyor ve Kuvayi Milliyeci bir ruh baba Hilmi’den oğul Deniz’in hücrelerine nakşediliyordu.
7 yaşında Ulus gazetesi
Küçük Deniz 7 yaşında okumayı söktüğünde, Baba Hilmi, hikaye kitaplarının arasına Ulus gazetesini sıkıştırıyordu. Her gece Baba Hilmi’nin “Deniz bana Falih Rıfkı’nın makalesini oku bakalım, bugün ne yazmış?” diye başlayan cümle Deniz’i ayağa fırlatıyor ve gür bir ses odayı kaplıyordu.
Baba Hilmi, Ulus gazetesinin makalelerini küçük Deniz’e sesli okutarak hem hitabet kabiliyetinin gelişmesini hedefliyor; hem de ülkenin gerçeklerini usta kalemlerle Küçük Deniz’e nakletmeyi amaçlıyordu.
Baba Hilmi, küçük Deniz’i Antalya’nın büyük adamı olarak hayal etmiş ve bu çerçevede küçük Deniz’den bir büyük adam inşa etmek için planları da kafasında şekillendirmişti.
Makaleleri sesli okutarak hem hitabet kabiliyetini geliştiriyor; hem de zihinsel çerçevesinin erken yaşta oluşmasını sağlıyordu.
Ancak küçük Deniz İngilizce de bilmeliydi. Afyon’da yaşayan bir akrabaları İngilizce biliyordu. Küçük Deniz yaz aylarında Afyon’un yolunu tuttu ve birkaç yazda İngilizceyi öğrendi.
Baba Hilmi’ye göre iyi konuşmak, ülke gerçeklerini bilmek, İngilizce konuşmak da yetmezdi. Küçük Deniz, sokağı da bilmeliydi. Halkı tanımalıydı. Gözlem yapmalıydı. Baba Hilmi bu düşüncelerle küçük Deniz’e her yaz bir görev yükledi. Kimi zaman simitçilik… Kimi zaman tamirci çıraklığı… Kimi zaman iskeledeki yük teknelerinde tayfalık… Sulama kanallarında işçilik… Toprak Mahsulleri Ofisi’nde puantörlük… Bunların hepsi hem yaşam okulunun, hem de siyaset okulunun stajı oldu adeta…
15 yaşına geldiğinde konuşma yeteneği, İngilizce bilgisi, genel kültürü, sayısız iş deneyimiyle çocukluğa erken yaşta veda etti… Ve olgunluk kimliğini delikanlı çağında takındı.
Bu olgunluk daha 15 yaşındayken onu iki hayati kararla baş başa bıraktı…
Birincisi işi, ikincisi eşi
Kendisine meslek olarak askerliği seçmişti. Deniz subayı olacaktı. İkincisi eşini seçmiştir. Tarih öğretmeninin kızı Olcay’a gönlünü kaptırmıştır… Girdiği Deniz Lisesi sınavlarının tamamını kazanır. Ancak sağlık kontrollerinde hatalı bir teşhis sonucu asker olamaz raporu ile üniformalı bir yaşama veda eder… Bundan sonraki hedefi hukukçu olmaktır. Kız arkadaşı Olcay ise doktor olmak istemektedir.
Antalya Lisesi bittiğinde Deniz Ankara Hukuk Fakültesi, Olcay ise İstanbul Tıp Fakültesi öğrencisidir.
Birbirine aşık bu iki genci üniversiteler ayırmıştır. Birinci sınıfın sonunda bu ayrılığa daha fazla dayanamayacaklarını anlarlar. Bunun üzerine Olcay Hanım, Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne kaydını yaptırarak doktorluk yolculuğuna veda eder.
Yıllar geçer… Deniz Baykal Hukuk Fakültesi’ni bitirir. Olcay Hanım da Siyasal’ı…
Deniz Baykal akademik kariyer yapmayı tercih eder… Siyasal Bilgiler Fakültesi anayasa kürsüsünde asistandır artık…
Olcay Hanım da Hazine Müsteşarlığı’nda göreve başlamıştır.
Artık evlenme vakti gelmiştir. Fazla şatafata gerek yoktur. Lise yıllarında başlayan Deniz-Olcay aşkına aileler çoktan onay vermiştir. Nikah memurunun “Ben de sizi karı-koca ilan ediyorum” cümlesi duyulduğunda takvim yaprakları 18 Eylül 1961’i göstermektedir.
Deniz Baykal’ın Olcay Hanım’la evlilik düşü gerçek olmuştur. Artık sırada ‘iş’inde zirveye çıkmak vardır…
Amerika’da siyaset eğitimi
Bilim adamlığı yolunda ilerleyecek, akademik Kariyer yapacaktır. Rockeferel bursuyla gittiği Amerika’da siyaset bilimi alanında araştırmalar yapar, kitaplar yazar.
Bu arada Türkiye’deki gelişmeleri de yakından takip etmekte, “Türk Siyaseti” üzerine makaleler yazmakta ve raporlar hazırlamaktadır. “CHP’ye Değişimle Gelen Dinamizm” konulu raporu Ecevit’e ulaşır. Ecevit bu rapordan çok etkilenir, bu genç bilim adamıyla görüşmek ister. Bu arada Deniz Baykal Amerika’dan dönmüş Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde doçent olarak göreve başlamıştır.
Genç bilim adamı Baykal ile Ecevit görüşmesi gerçekleşir… Bu görüşme Ecevit’in beyninde yeni ufuklar açmıştır. Baykal’ı, İsmet İnönü’ye götürecek; İnönü’ye bu rapor Baykal’ın ağzından sunulacaktır.
Kemiklik’teki iki katlı evde babasından dinlediği Kurtuluş Savaşı destanlarının kahramanı İnönü’nün karşısına Pembe Köşk’te çıkacaktır. Ve ona rapor sunacaktır… Çok heyecanlanır. Bacakları titremez belki, ama idolü konumundaki bir devlet adamına genç yaşta brifing vermenin tatlı heyecanı kaplar yüreğini…
CHP Yüksek İstişare Kurulu
Baykal’ın üstün hitabet kabiliyeti ile sözcüklere dökülen rapor için İnönü’nün yorumu “Tek kelime ile mükemmel” olur. Baykal, brifing sonunda Pembe Köşk’ten ayrılırken artık “CHP Yüksek İstişare Kurulu Üyesi”dir. Babasının Atatürk’ün askeri olarak savaştığı bu topraklarda; oğul Baykal, Atatürk’ün partisine aydınlık fikirleriyle ışık saçacaktır artık…
1973 seçimleri yaklaşırken Ecevit’in, “Senin gibi donanımlı bir insan, mutlaka aktif siyasette olmalı” teklifini her fırsatta geri çevirmektedir. Siyaset bilimine akademik bir gözlükle bakacak, fikirleri ve kalemiyle Türk siyasetine katkı sağlayacaktır. Zaten profesör unvanını almasına da sadece 1,5 yılı kalmıştır.
Yarın: Baykal’dan siyasete ‘evet’
Deniz Baykal Dosyası (4.6 MiB, 326 hit)


























Hazırlayanları kutlarız.
Hazırlayanların kalemine sağlık diyeceğim. Teşekkür ederiz. (Fotoğraflar daha düzgün yerleştirilirse daha etkili olur kanısındayım.)
Sevgili hocam,
Önce selamlar, fotoların üstüne tıklamanızı istirham ederiz. Ayrıca sayfanın en altında bulunan Deniz Baykal Dosyasının tamamını indirebilirsiniz.
Selam ve saygılar.
Sayın Deniz Baykal’ı daha yakından tanıma fırsatı buldum. Teşekkür ederim. Hazırlayıp sunanların emeğine sağlık